Hayırlı,huzur dolu cumalar dilerim hepimize…
Roportaj kösemize baslamadan once roportaj yapmanın bu kadar zevkli bir ugras oldugunu inanın ki aklımın uzundan geciremezdim. İlk roportajımızı ic mimar Ayse Peder ile yapmıstık hatırlarsınız. Yazımız burada. Daha ilk roportajda bu isten cok keyif alıp bir daha bırakamayacagımı anlamıstım diyebilirim. Konuklarımızın keyifli sohbetinden, verdikleri faydalı bilgilerden olsa gerek alt baslıgımızdaki numaraları bir an önce arttırmaya azm ü cezm ü kasteylemis durumdayım. Bakalım sırada hangi konu ve konuklarımızla birlikte olacagız. Bunu da zaman gösterecek.
İki numaralı roportajımızın zarif konugu kardes diyarlardan; Azerbaycan’dan. Hülya RIHTIM Hanımefendi evlenip Azerbaycan’a yerlesmis kariyerini geleneksel sanatlarımızın en naifi tezhib üzerine yonlendirmis bir müzehhibe. Tanısıklıgımız Hülya Hanım’ın yegeni benim cok sevdigim dostum Kevser (dost lezzetler baslıgımızdan hatırlayacaksınız) vesilesi ile oldu. Kevser’in evinde Hülya Hanım’ın calısmalarına tanık olunca mutlaka tanısmam gerektigine karar vermistim. Sonunda ortaya bu keyifli roportaj cıktı. Tezhib ile, geleneksel sanatlarımızla, sanat alanına yoneltilmis bir kariyer ile ilgili merak ettigim her soruyu kendisine yönelttim. O kadar guzel, naif bir uslubu var ki Hulya Hanım’ın. Cok guzel cevaplar aldım.
Sizleri daha fazla merakta bırakmadan kendisinin calısmalarıyla suslu roportajımıza gecelim. Keyifli okumalar.
Narcicegi :Hulya Hanım degerli vaktinizi ayırıp roportaj teklifimi geri cevirmediginiz icin mutesekkirim oncelikle. Sizi yakından tanımayı cok isteriz, bizlere kendinizden bahsedebilir misiniz?
H.R : Adana doğumluyum. Çocukluk ve genç kızlık yıllarım Almanya’da geçti. Ilköğretimi orada okudum. Liseyi Adana’da dışarıdan bitirdim. Üniversiteyi 2. Yılında terk etmek durumunda kaldım. 90 yılında evlendim. Eşim Bakü’de Qafqaz üniversitesi öğretim üyesi. 1997 yılından beridir Azerbaycan’da yaşıyoruz. 13 yıldır tezhip sanatıyla uğraşmaktayım. Bu sanatı Saime Çelebi hocamdan öğrendim. Eşim de Ali Alparslan ve Mehmet Özçay’dan hat dersleri almış, yakın zamana kadar hat sanatıyla meşgul oluyordu. Bakü’de birlikte üç defa sergi açtık. Birçok karma sergilere katıldık.Tezhip çalışmalarımın yanı sıra ayrıca amatör de olsam “hülyalılezzetler” adlı bir yemek blogum var. Vaktimin bir bölümünü de ona ayırıyorum. Üniversite 2. sınıfta okuyan bir kızım ve Anadolu lisesinde okuyan bir erkek evladım var.
N: Peki tezhib sanatina gonul vermeniz nasil vuku buldu?
H.R: Evvela Allah’ın verdiği bir istidat. Çocukluğumda el sanatlarına karşı müthiş bir merakım vardı resim yapmayı çok severdim. Evlendikten sonra bendeki kabiliyeti farkeden eşimin teşvikleri ve yönlendirmesiyle tezhible tanıştım. Tezhip sanatına başlayana kadar içimde hep birşeyler yazma çizme arzusu vardı. Birçok şeyi de denedim. Ta ki tezhible tanışınca “Tamam bu işte! …Benim yapmak istediğim şey buymuş” dedim.


Sanat insanın kalıcı bir sey üretebilmesini saglıyor…
N: Sanatla ugrasmak size neler kazandırdı? Yasamınıza ne gibi guzelliikler dahil oldu?
H.R: Sanatla uğraşmadan once de şimdi olduğu gibi evimin kadınıydım ve en sevdiğim işim mutfaktı. Sanatla uğraşmak hayatıma yeni pencere açtı. Daha manalı ve verimli hale getirdi. İnsanın kalıcı şeyler üreterek daha mutlu olabildiğini farkettim.
Yetenek mi, Egitim mi?
N: Sanata olan istidadınızı bu sekilde ortaya cıkarabilmeniz cok güzel. Biraz klasik bir soru olacak lakin sizce geleneksel sanatlarimizla ugrasmak icin sadece dogustan gelen bir yetenek yeterli mi, yoksa sadece bir ustadtan ders alarak da ilerleme saglanabilir mi? Yani yetenek mi daha on planda, egitim mi?
H.R: Tabi önce yetenek sonra eğitim.Sevmeli istemeli ki olsun. Ancak yeteneğin ortaya çıkması lazım. Insanların bir çoğu yeteneğinin farkına varamıyor. Azimle çalışmak yeteneği de ortaya çıkarıyor kanaatindeyim.
Geleneksel Sanatlarımızın Sabır Egitimindeki Rolu Cok Önemli…Kamil insana dair bir cok ipucu içeriyor…
N: Azimle calismanın öneminden bahsetmisken sanatın ozellikle geleneksel yontemlerle tam bir sabir egitimi oldugunu ve dervislerin sabır egitimi noktasında sanatlarımızdan bu yonde de faydalandıklarını biliyoruz. Sanatlarimizin bu yonleri ile ilgili neler soylemek istersiniz?
H.R: Elbette sabırla ve ısrarla çalışmak çalışmak…. Kağıdın, altının, boyanın her aşaması ayrı bir sabır ve incelik istiyor.
N:Tezhib ile ben de universite yıllarında tanısma fırsat elde ettim. Tezhibteki asamalar ozellikle cok dikkatimi cekmisti. Klasik Tezhib Tekniginde altının gecirdigi asamalar aherlemek , tahrirlemek, is murekkebinin elde edilme teknikleri, tezhib sanatinin icra edilmesindeki asamalar, kagıda renk verilmesi, zermühre ile mührelemek…. Aslında sabır ve sevgi ile yogurularak ciddi emekler verilerek, asama asama olusuyor her bir eser. Esas merak ettigim diger geleneksel sanatlarımızda oldugu gibi tezhibin de tasavvufi bir yorumu var mı? Örnegin bir tezhib eserininin gecirdigi evreler esref-i mahlukat olan insana dair ve insanın nefis egitimine yönelik anlamlar iceriyor mu ?
H.R: Elbette. Her bir asama ayrı sabır gerektiriyor. Kağıt defalarca terbiyeden geçiyor. Hala baş kaldırırsa en son olarak mühre dediğimiz bir aletle tabiri caizse eziliyor yumuşatılıyor.Aslında bütün bunlar olurken insan terbiye oluyor. Tıpkı halvetteki derviş gibi sabır eğitimi görüyor.
Tezhibsiz Hat elbisesiz insan gibidir, hatsız tezhip ise eşyasız ev gibidir.
N: Genellikle geleneksel islam sanatlarina baslamak isteyenlerin uzerinde dusundukleri bir mesele vardir. Tezhib mi, Ebru mu, Hat mi? Iste bu noktada secim yapma asamasinda nelere dikkat edilmeli?
H.R: Bu üçünü de ayırmak zordur. Hepsi de bizim gelenekli sanatlarımızdan. Ancak her insan bunlardan birine veya hepsine daha yatkındır. İyi düşünmek, araştırmak ve bol bol eserlere bakıp inceledikten sonra hangi sanatla uğraşmak isteniyorsa ona karar vermek lazım. Hat mı ,Ebru mu veya Tezhib mi?… Elbette herbirinin kendine göre zor yanları vardır. Hiçbir sanat kolay elde edilemez, fedakarlık ister. Devamlılık, istikrarlılık ve çok çalışma ister. Tabii kabiliyet de ön şarttır.
N: Öne cıkan bu uc sanatımız da birbirini besliyor aslında degil mi?
H.R: Biri diğerini tamalayan çok kıymetli sanatlarımızdır ucu de.Tezhibsiz Hat elbisesiz insan gibidir, hatsız tezhip ise eşyasız ev gibi. Ebrunun da kendine göre ikisinin de yerini alan ayrı bir yeri vardır. Bunların hangisini isterse onunla meşgul olmalıdır. Ancak bu sanatların her birini öğrenmek için asgari 3-5 yıl çalışmayı göze almalıdır. Tabii daha önce söylediğimiz hususlara uymak şartıyla.
N: Sizin ozellikle tezhib uzerinde yogunlasmayi secmenizde neler etkili oldu?
H.R: Bilinen birşeydir ki kadın ruhu incedir…Ve ayrıntılarda gizlidir…Tezhib sanatında da birçok ayrıntı vardır. Hiçbir şey tesadüf olarak kullanılmıyor. Renkler , desenler ve kompozisyonlar… Bu ayrıntılar beni ,ruhumu dinlendiriyor…Bir eserin en ince detayında emek var, fikir var. İş bitince o artık sizin evladınız gibi oluyor… Artık kopamıyorsunuz…
N: Cok guzel ifade ettiniz. Bu arada sizin iyi bir muzehhibe olmanizin yani sira cok da iyi bir anne ve es oldugunuzu da biliyoruz. Sanatla ugrasmak bir bayanin yasamina neler katiyor? Her alanda basarili bir bayan olmanin sirlari size gore nelerdir?
H.R: Estağfirullah …ben hala bir talebeyim. Bahsettiğiniz her alanda başarılımıyım bilemem. Eşime ve çocuklarıma sormak lazım.Başarılı olduğumu düşündüğüm alanlarda ise başarımın en önemli ve ilk şartı severek yapmak. Hani sevgini katma deyimi var ya o çok doğru. Aşk olmalı…sabır…azim…ve sonra planlı ve devamlı çalışmak. Sanatla uğraşmak insanın ruhunu yüceltir. Hayata bakışını güzellestirir.
“Sanat AŞK ile başlar, sabırla gelişir, istikrarla devam eder. Çok çalışmakla kemal bulur.”
N: Sevginizi, emeginizi kattıgınız, ask ile eserinizi yogurdugunuz calısmalarınızdan gercek manası ile belli oluyor. Bakan goz huzur buluyor. Peki bu sekilde bir calısma disiplini ile tezhib sanatına gönül vermek isteyen okuyucularımıza tavsiyeleriniz nelerdir? Daha da önemlisi sizce bir muzehhibe adayinda ne gibi ozellikler bulunmali?
Daha önce de bahsettiğimiz gibi Sanatla uğraşmak isteyenler büyüklerin dediği gibi “men talebe vecette vecede” yani ısrarla isteyen aradığını bulur. Yani sanat AŞK ile başlar, sabırla gelişir, istikrarla devam eder. Çok çalışmakla kemal bulur.
N:Harika bir cümle! Ask ile isteyen, istikrar ile devam eden kemal bulur insallah. Hulya Hocam kariyerini sanat alaninda yapmis, basarili olmus bir bayan olarak; bir bayanin kariyer alaninda sanati tercih etmesinin arti ve eksi yonlerini bizler icin degerlendirir misiniz? Sanata sadece hobi gozuyle bakma hakkinda neler soylemek istersiniz?
H.R: Estağfirullah evvela ben hala öğrenmeye çalışan bir talebeyim. Kabiliyet sahibi bir bayan için bir sanat dalında kariyer yapmak iyi bir tercih diye düşünüyorum. Ailesine olan görevlerini ihmal etmediği sürece eksileri olduğu fikrinde değilim. Elbette bir çok getirisi vardır hem manevi olarak hem de maddi olarak. Aile bütçesine de katkısı olur. Ancak asıl gaye bu olmamalı. Sanata hobi olarak da bakılabilir. Herkes yapma imkanı bulamayabilir. En azından ilgilenmesi de insanı geliştiren, zenginleştiren bir hususiyettir kanaatindeyim.
N:Peki ögrenme ve ögretme surecinde bizlerle paylasmak istediğiniz bir anınız var mı?
H.R: Evet aklıma gelince hep beni gülümseten bir arkadaşı anlatayım isterseniz. Sema hanım vardı yaklaşık 3 yıl kadar bana derse geldi. Çizimlerle uğraşalı bir yıl kadar olmuştu bir gün – Hülya hanım biliyormusunuz son yıllarda ne kadar çok tezhip desenleri kullanılmaya başlandı. Eskiden yoktu şimdi duvarlarda kumaşlarda heryerde var artık dedi. Bende -sakın sen görmeye başlamış olmayasın demiştim. Aaa. Gerçekten demişti beraber gülmüştük. Aslında Sema hanım tezhip sayesinde bazı şeyleri farketmeye başlamıştı. Siz birşeyler öğrendikçe hayatı daha iyi anlıyor etrafınızdaki şeylerin farkına varıyorsunuz. .
N: Ben de ilk ugrasmaya basladıgım dönemlerde halılardaki desenlerin tezhib deseni oldugunu farketmis ve isimlerini ogrendigime cok sevinmistim:)
N:Son olarak Hülya Hanım, okuyucularimiza tavsiye etmek istedikleriniz, soylemek istedikleriniz nelerdir?
H.R: Sanatla meşgul olmanın yaşı yoktur. Ya uygulayıcı olursunuz ya da hobi de olur. Kırkından sonra başlayan büyük ustalar var. Benim de elli yaşında bir talebem var ve çok başarılı. Her yaşta başlamak mümkün. Hayatımızı anlamlandırmak için birşeyler yapmak gerekir diye düşünüyoruz. Hz. Ali (r.a)“Ölmek istemezseniz ölmez eser bırakınız” der. Hiçbir zaman bir şeyler yapmak için müsait vakit beklememeliyiz. Bu anımız en uygun zamandır demeli ve hemen başlamalıyız. Ben öğrenmeye başladığımda yedi aylık çocuğum vardı. Aileme ait vazifelerimi hiçbir zaman ihmal etmedim. Hiçbir zaman sanatla uğraşmayı vazifelerimi ihmal için bir bahane olarak kullanmadım. Bence hanımlar boş boş gezmeyi veya çene çalmayı bırakmalılar. Faydalı işlerle uğraşmalılar. Hayat oldukça kısa ve lüzumlu işler çok. Ibadet, okumak, tefekkür ve faydalı meşguliyet. Bunlarla hayatımızı manalandırmalıyız.
Tabii ki ailemize olan vazifelerimizi ihmal etmeden.
N:Hulya Hocam sizinle soylesi inanın cok keyifliydi,vaktinizi ayırdıgınız icin cok tesekkur ediyorum.
H.R: Rica ederim.
Mini Anketimiz:
Kadin: İncelik.
Anne: Özveri , şefkat.
Kitap: Hayat.
Basari: Çalışmak.
Zaman: İyi değerlendirilmesi gereken kavram.
Hayattan en iyi ogrendigim: Sabır.
Annemden en iyi ogrendigim: İşini ciddiye almak.
Hayatta iyi ki.. ile baslayan en guzel cumleniz: İyi ki varız ,sağlıklıyız yapmak istediğimiz birçok şeyi Rabbim bizlere yapma imkanı verdi.
Not 1:Terimler:
Müzehhibe: Tezhib ile ugrasan bayanlara verilen isimdir.
Mühre: Ucunda akik tas bulunan ve varaklı yüzeyi pürüzsüzlestirmeye yarayan bir tür alet.
Not 2. Roportajda yer verdigimiz tüm calısmalar Hülya Hanım’a aittir.























Bir solukta okudugum bir o kadar da keyif aldigim bir roportaj olmus Hulya hanima boyle sicak bir roportaj icin sana da bizleri Hulya hanimla boyle guzel bir yaziyla bulusturdugun icin cok tesekkurler Ablacim… Allah’i arama sanatini boyle guzel bir sanatla icra edebilmek cok guzel olsa gerek..
Keyifle okudum, cok teşekkür ederim. Hülya Hanımada başarılar dilerim. Çalışmalarınız bir harika Hülya Hanım. Bayıldım.
Röpörtajlarını okumak çok zevkli narçiçegi. Devamını bekliyorum. Eserler çok şahane. Ellerinize sağlık. Bende hat sanatıyla uğraştım bir dönem. Sergilerim oldu. Çok güzel ifade etmişşiniz ikiniz de. Tebrikler
çok güzel bir röportaj olmuş ablacım, biliorsun tezhible hem okul yıllarında hem başka bir kursta -kısa süre de olsa- tanışma imkanı bulmuştum, hülya hanımın söylediklerini okudukça ve eserlerini gördükçe içimdeki tezhib hayranlığım tekrar gün yüzüne çıktı, umarım ben de devam edebilirim bu sanatı icra etmeye, sana ve hülya hanıma çook teşekkür ediyorum. çok faydalı olduğunu düşünüyorum…
Cok guzeldi. Okurken cok keyif aldim. Ebru sanatina gonul vermis bir okuyucunuz olarak sanatla ilgili harika dipnotlar buldum. Tebrik ederim. Eserleri cok begendim ayrica.
Amerika’dan sevgilerimle
Semiha Anil Yilmaz
Semiha Hanim guzel yorumunuz ve ictenliginiz icin cok tesekkur ederim. Ebru Sanatiyla ilgilenmeniz de guzel bir ortak noktamiz oldu:)
Amerikaya sevgiler. Yine beklerim:)
Evet ablacim aynen benim de oyle oldu:) Tekrar tezhib yapmaya baslasam diye dusunuyorum kac gundur:) Devam edelim cok guzel eserler cikaralim insallah canimmm. Guzel yorumun icin cok tesekkurler ikitanemin bitanesi:)
Sevgilerimle
Sevgili Handem,
insallah roportajlara devam etmeyi ben de cok istiyorum, cok keyif aldigim bir kose oldu:) Szilerin de keyif alarak okumasi beni daha da kamciliyor.
Size de hat sanatinda basarilar dilerim. Insallah bir gun sizinle de roportaj yapariz ne dersiniz?:)
Sevgilerimle..
Sevgili Gulten,
Guzel yorumunuz icin ben de cok tesekkur ederim. Yine beklerim.
Ablacim ben de cok keyif aldim roportajdan. Hulya Hanim’in sicak uslubu gercekten cok hos. Burdan tekrar tesekkur ederim bu guzel roportaj icin. Guzel yorumun icin cok tesekkur ederim canimm ikitanemin bitanesi:) Sevgiler
Guzel yorumlariniz icin bende once Sevde hanim size sonra diger arkadaslara cok tesekkur ederim. Inanin benim icin de cok zevkli bir sohbet oldu . Sevgilerimle…
Sevde’cim basta sitenin yeni hali muhtesem guzeller guzeli arkadasim. Roportaj teyzem oldugu icin degil cidden her seferinde profesyonel bir muzehhibe olarak gordugum ve ornek insan olan Hulya hanim’ada cok tesekkur ederim. Her zamanki latif ve naif anlatimiyla bizleri mest etti sende bizimle bu guzel yaziyi paylastigin icin tesekkur ederim. Bir kere daha tezhibi biraktigim icin pismanlik icindeyim. Ins Rabbim geri donmeyi nasip eylesin…………………………….
SEVGILER
Patircik:)
S.A. Sevde ciğim,
Görüşmek üzere, muhabbetle…
Tam da bu akşam tezhib üzerine sohbet etmiştik bir arkadaş ile, bu yazı tevafuk oldu, merakla okudum ve Hülya Hanım ın eserlerine hayranlıkla baktım, maşaallah…
Canım, nasılsın? uzun zaman oldu görüşmeyeli, mesajına çok sevindim, Allah razı olsun…Ben de site ile eskisi kadar ilgilenemiyorum, çalışma hayatı şimdilik vaktimin çoğunu alıyor, bu hafta sonu birkaç tarif deneyebildim neyse ki