Selamlar olsun….

Hicri yilbasi gecti, Muharrem ayi icerisindeyiz. Cok kutlu zaman dilimleri, insallah en iyi sekilde degerlendirmisizdir ve degerlendirmeye de devam ederiz. Gecen hafta persembe gunu Asure gunuydu ve evlerde asureler kaynadi, dualarla pisti, dagitildi, Rabbimiz kabul ederse sevap hanelerindeki yerlerini aldilar… Ancak asure gunu dense de asure tek bir gune sinirli degildir, tum Muharrrem ayi icerisinde yapilip dagitilabilir, ozellikle asure gununun ilk haftasi icerisinde daha da efdal. Bu arada asure/asuranin anlamini merak edenler varsa hemen kucuk bir bilgilendirme yapalim: Asure arapca kokenli bir kelimedir ve arapca on(10)anlamina gelen asir, asera kelimelerinden turemistir. Muharrem ayinin 10. gunune nisbetle bu ismi almistir.

Allah herkesin asuresini, hayrini kabul etsin insallah. Bu guzel gelenegimizin ozune inelim, asil, neleri unutmusuz, neler yuzyillar meydan okurcasina devam etmekte ogrenelim.Osmanli donemindeki asure merasimlerinden ve geleneginden bahsedelim…Ayrica guzel ve odullu bir asure tarifimiz var, buradan ulasabilirsiniz.

Asure o donemde de hayr ile on plana cikmis. Asure gunu Topkapi Sarayinin mutfaginda “kilar-i has”tan alinan malzemelerle asure piserdi. Ilk olarak padisaha sunulur sonra da herkese dagitilirdi .Ozel olarak yaptirilan ve ismine “asure testisi” adi verilen porselen kaplar ile asure gunu ve sonrasindaki gunlerde evlere dagitilir, bunu alan insanlar da ertesi gun “cevap”gelenegiyle  imkanlari olcusunde kablarin icerisine cikolata, findik, ceviz, badem sekeri, uzum vs.. ile kabi geri verirlerdi. Daha sonra bunlar da yine halka dagitilirdi.

(….)

Saray  matbahlannın(mutfak) her birinde iki ve dört kulplu büyük kazanlarda, buğday, incir,üzüm, kayısı kurusu, nohut, bakla vb. malzeme ile “daneli” denen aştıreler pişirilir, 10 Muharrem gecesi sınk hammallannca taşınan 50-60 kazan, Yıldız Talimhane Meydanı’na götürülerek düzgün bir sıra halinde dizilirdi. Sabah erkenden Matbah-ı Amire müdürü, vekilharc ve helvacıbaşılar resmi giysileriyle meydanda hazır beklerler, seccadecibaşının, aşure dağıtımının padişahın buyruğu olduğunu duyurmasından sonra Matbah-ı Amire imamı dua eder, amin diyen halka parmaklıklı kapılar açılır, her kazanın önünde kuyruklar
oluşur ve beraberinde getirdikleri kaplara aştıre doldurulurdu.
( Tonlarca asurenin pistigi olurmus)…Son dönemlerde aştıreden çok aştıre kapları ilgi çektiğinden Muharrem ayı yaklaşınca züccaciyeci ve evam dükkanlari binbir çeşit aşurelik, tas ve sürahilerle dolardı. Bunları alanlar, aştıre vesilesiyle yakınlarına,komşulanna değerli hediyeler sunmuş olurlar, bu tür kaplar da evlerde hediye edenin adıyla, örneğin “Saraylı hanımın kasesi”, “Muftu efendi tası” şeklinde anılırdı.
(…)
Hem asure hem de kaseleri hediye olur, hediyelesme herkesi daha da kaynastirirdi.
Ayrica bu gun yasanmis kerbela olayindan dolayi da Hz. Huseyin (ra)’in susuz olmesine misal insanlar cam bardaktan kana kana su icmezlerdi. Alevi vatandaslar on gun boyunca yas tutarlardi… Kerbela gibi kanli bir olayin bir daha yasanmamasi icin dualar edilirdi, kasideler yazilirdi her yerde.

Asure Gelenekleri:

Evlerde ise her aile kendi konumuna ve ihtiyacına göre 10-17  Muharrem haftası ierisinde mevsim imkanlarına göre zengin malzemeli aşure pişirirdi.Evlerde büyük helvahane veya kuzu kazanı içinde hazırlanan aşure ocaktan indirilince evin en yaşlısı kazanı kanştınp bir Yasin-i şerif okur, kazanın ağzına kalaylı bir tepsi, bunun üstüne de beyaz bir örtü örtülür, aşurenin demlenmesi tamamlanınca tepsi alınır, evin en büyüğünden en küçüğüne sıra iletas tas verilirdi. Herkes salavat getirdikten sonra yer, aynca tepsideki “aştıreteri” denen buhar suyu da şifa niyetine göz kapaklarına ve alına sürülürdü.Eskiden halk arasında aştıre ile ilgili tuhaf inanışlar da vardı. Örneğin,aştıre yenirken ağza gelen ilk bakla çiğnenmez çıkarılır, yıkanıp kurutulur vepara kesesine “bereket baklası” ya da “aştıre baklası” denerek konurdu. Aşure pişerken karıştırmak için kullanılan kepçeye ibrişim1e delikli gümüş paralarbağlamak, daha sonra bunlan yıkayıp yine bereket olsun diye keseye koymak da adetti.

(…)*

Ayrica asure pisince hemen bir tas ayrilir ve bu bereket icin evde birakilir, gerisi fakirler basta olmak uzere konuya komsuya dagitilirdi.

Tam bir yardimlasma ve dayanisma ornegi olurdu bu guzel ve mubarek gunler. Ayni sekilde komsuluk iliskilerinin guclenmesinde, dayanismada, kaynasmada hala cok guzel bir gelenek olan devam ediyor bu hikmetli peygamber mirasi…Hz. Nuh(as)’in tufandan kurtulmak uzere Allah’tan gelen vahiy ile yaptigi ve icerisine her canlidan birer ciftin de yer aldigi gemi bu mubarek gunde Cudi dagina demirlenmis/oturmustur. Gemide kalan malzemelerdende asure asi pisirilmistir. Bizlerde de onun anisina, kurtulusuna eslik ederek asure gelenegi devam etmistir. Peygamber mirasidir, insaligin ikinci atasi Hz. Nuh’un mirasidir en basta. O yuzden Noah’s puding diye bilinir buralarda…

Bu guzel geleneklerden bazilari devam etmekte bazilari ise unutulmus, tarihin sayfalarinda kalmis. Asil onemlisi ise bu guzel gelenek esas itibariyle varligini korumakta, yardimlasmaya, paylasmaya tesvik etmekte…. Insallah hic bir zaman unutulmaz….

Herkese bereketli, guzel gunler dilerim…Allah kabul etsin…Sevgilerimle

Kaynak: Efladuddin,Sarayda Asura Tevzii Merasimi, Eyup BAS(AUILF)

(..)* yerler arasi alintidir.

10 YORUMLAR

  1. Es selamun aleykum
    Bu yıl iki kez aşure pişirdim.Gerçi bizim için sair zamanlarda da pişen bir tatlıdır aşure.
    Osmanlıdan günümüze gelenekler devam etsede ülkemizin bazı yerlerinde aşurenin bilinmediğini farketmek üzdü beni.
    Örneğin Ben Kızıltepe’deyim ve burada çoğunlukla aşure pişirip dağıtma adeti yok.
    Güzel bir sayfa,aşure tabağıda çok şık.
    Muhabbetle…

    • Cahidecim- As, hosgeldin sefalar getirdin:)
      Allah kabul etsin insallah asureni, hayrini. Insallah asuren bir tohum olur o topraklarda da bilmeyen kardeslerimiz de bu guzel gelenekten, mirastan istifade ederler.
      Cok tesekkur ederim, sevgi ve muhabbetlerimi sunarim… Yine beklerim insallah. Fiemanillah..

    • Sevgili sutumesarallemekarisma(Bu arada sitenin ismine bayiliyorum) hosgeldin, ne de mutlu ettin:) Sagol varol canim..
      Gercektennn ne guzell bir milletiz elhamdulillah:)Inanir misin, Ingiltere’de olmamiza ragmen bir kac gun icerisinde o kadar cok yedim ki asure, hasret cekmedik cok sukur:)
      Cok tesekkur ederimm canim:), begenmene sevindim. Yine beklerim.Sevgi ve muhabbetlerimle…

    • Rummacimm canimmm hosgeldinn sefalar getirdinn:)) Cok tesekkur ederim canimm guzel sozlerin icin… Ne kadar incesin.. Sagolasinn… Insallah canim cok sevinirim:) Selametle ve muhabbetle insallah..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here