Men arefe nefsehu, fekad arefe Rabbehu” “Kendini taniyan Rabbini tanir” Hz. Muhammet (SAV)

“Ilim ilim bilmektir

Ilim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktir.”Yunus Emre

Kendini bilmek, tanimak icin once kendini aramali insan.. Aramali, labirentlerinde kaybolmali, helezonlarin hengamina takilmali, bunalmali, kanmali, susamali ki aradigina ulasabilsin, ayaklari onu suyun dibine gotursun biraksin. Farkinda olmali.. Ne icin buradayim? Neden insan olarak yaratildim? Hayatin anlami ne? Ben bu anlam silsilesi icerisinde neredeyim? Sorgulamali.. Sorular cevapsiz kalmamali…

~~~~~~~~~~~~~

Bazi insanlar vardir hayatimizda, gordugumuz onlarca yuzden farklidir onlar.. Enerjileriyle sarip sarmalarlar. Bir kere bakislari bile anlamlidir. Konusmaya basladilar mi herkes sus pus olup dinler. Anlatmaya basladilar mi elinde kase, doldurabildigini doldurmak ister insan bal niyetine. Motive ederler, enerjiktirler, ne istediklerini bilirler, hedefleri vardir. Tutarli ve mantiklidirlar, komplekssizdirler, dogaldirlar, ilham alirlar ama asla taklit etmezler. Ellerindekine sukretmeyi bilirler. Kimsenin hic bir seyinde gozleri yoktur. Girdikleri her ortamin vazgecilmez kisileridirler.

Bir de surekli mutsuz, gelecekten umutsuz, bakislari donuk, tutuk kimseler vardir. Yarindan korkan ve o yuzden dusunmekten kacan, carpe diemi (ani yasa)siginak olarak kullanan… Boyleleriyse girdikleri ortamda hep olumsuz olarak baslarlar cumlelerine. Katilmiyorum, aslinda oyle degil, sanmiyorum…Hedefleri yoktur, beklentileri de. Gunu kurtarma derdindedirler. Etraftakilerin basarilarina baktikca ofkelenip kendilerinden bir kez daha nefret ederler. Etraflarindakilerin sahip olduklari ihtiyaclari olmasa dahi onlar icin uzuntu kaynagidir. Insanlarla ilgilenirler, kim ne almis, ne giymis cok onemlidir. Canlari ne isterse dusunmeden yaparlar, ruzgar nereye suruklerse o yone hareket ederler. Basarili birini gorduklerinde ilk verdikleri icsel tepkiler” Ama onun su su ozellikleri  var, onlar bende yok, hem o zaten soyle” seklinde vicdan rahatlatmalaridir. Para, makam mevki sevdasi, haz onlari esiri etmistir. Butun bir gunu televizyon basinda gecirebildikleri gibi, hic bir sey yapmamis olmak da mutsuzluklarina mutsuzluk katar. En onemli problem aslinda neden yapmasi gerektigini bilmemektir. Hedeften yoksun, corak bir toprak gibidirler. Uzerinde cesit cesit nebatat yetistirebilecek ancak kullanilmamaktan coraklasmis, kurumus bir toprak…

Peki fark nedir? Birinin buldugu digerinin arama zahmetinde bile bulunmadigi sihirli iksir nerededir?

~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Allah her insani birbirinden farkli potansiyellerle donatarak yaratmistir. Her bir kulunu sevgiyle var eden Zat hic bir kulunu yetenekten yoksun birakmamistir. Her bir kulunda ayri esmalari ayine gibi parildar. Kimisi guzel yazi yazar, kimisi resim yapar, kimisinin zekasi cok kuvvetlidir, kimisi meraklidir, arastirir, dener… Ama her bir kul ayri sanatlarla donatilmistir, belli bir amacla gonderilmistir yer yuzune. O sanatin ne oldugunu bulmak, parlayan esmalarini cozebilmek, Allah’in onu dunyaya hangi amacla gonderdigini bulabilmek kulun kendini bilmesine tanimasina baglidir. Kendini gerceklestirmek demek dogdugunda kendisine verilen  potansiyelini ortaya cikarabilmek, kendisine verilen tum esmalari icerisindeki isigin tusuna basilmis  ve tum desenleri tek tek ortaya cikmis dantelali bir lamba, abajur gibi isildatabilmek demektir.

~~~~~~~~

Sosyo-psikolojik bir terim olarak aciklayacak olursak, kendini gerceklestirmek tum gereksinimlerini karsilamis bir kisinin mutlu olma yolunda onundeki engelleri asarak potansiyelini aciga cikarmasi, var olani en iyi sekilde gerceklestirmesi demektir. Maslow bu konuda bir ihtiyac hiyerarsisi olusturmustur ve piramidin en tepesine de kendini gerceklestirmeyi yerlestirmistir. Alt tabakalarda iste oncelikle fiziksel ihtiyaclar, ardindan guvenlik, sevme sevilme gibi ihtiyaclar ardindan takdir edilme ve begenilme gelir. Bunlari gerceklestirdikten sonra kisi hedeflerine ideallerine yonelir der Maslow ve kendini gerceklestirmis insanlarin ozellikleri olarak da sunlari siralar:

1- Gerçeğin bilinebilecek yönlerini, doğru olarak algılar.
2- Bilenemeyecek olanların bilinemeyeceğini, doğru olarak algılar.
3- Gerçeği olduğu gibi kabul eder.
4- Kendisini olduğu gibi kabul eder.
5- Başkalarını olduğu gibi kabul eder.
6- Yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayarak tadını çıkarma eğilimindedir.
7- Kendiliğinden hareket eder.
8- Yaratıcı bir biçimde davranabilir.
9- Kendine ve yaşama gülebilir.
10- İnsanlığa değer verir ve onun sorunlarını ciddiye alır.
11- Son derece yakın ve derin birkaç dostu vardır.
12- Yaşamı bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilir.
13- Gerektiğinde çok çalışır ve sorumluluğunun farkındadır.
14- Dürüsttür.
15- Çevresinin farkındadır, sürekli çevresini araştırır ve yeni şeyler dener.
16- Savunucu değildir.

En uste yani kendini gerceklestirmek yani kendini ispat etmek, benligin en ust makamina ulasmak vardir. Tam bir farkindalik hali.. Ancak  bu ifadeler bizi egosantriklige goturmemeli. Bazi kisisel gelisim yontemleri adi altinda verilen “Ben yaparim, ben her seyin ustesinden tek basima gelebilirim, ben gucluyum, ben.. ben.. benn” seklinde telkinler olarak da dusunulmemeli. Insanin kendi potansiyeli dogrultusunda kendisine koydugu hedefe ulasmasi, ideallerini gerceklestirmesi olarak algilanabilir. Kisi bu amaca ulasmak icin ne yapmasi ve ne yapmamasi gerektiginin farkindaligiyla yasamini surdurur. Ornegin okur, kendini gelistirir, egitim alir, tecrube eder, ogrenir. Kendisini egitir. Iyi- kotu tum temayullerini bilir ve bu dogrultuda kendisini yonlendirir.

Yol kenarinda acmis bir cicek, taslarin, kayaliklarin arasindan suzulmus bir agac dusunelim. Tam bir cicek, agac formatina ulasmasi onun kendisini gerceklestirdigini gosterir. Yani neye programlandiysa, kodlarinda ne varsa onu ortaya cikarmistir.

 

 

Gerceklestirme ve Nefsi Terbiye

Sozun ozu;

Kendini bilmek dedik en basta yine o noktaya donelim. Kendini gelistirmek tasavvufla baglanti kurdugumuzda  nefis egitimi demektir. Kisi nefsini ne kadar egitirse, ne kadar egerse kendini o kadar gerceklestirebilir. En ust mertebeye ulasan insan “olur” yani kamil mertebeye ulasir. Insanin kamil yani mukemmel insan olma yolunda kalbin zumrut tepelerine ulasabilmesi ancak nefsi ve kalbi temizlemekle mumkun olur. Insanin mukemmele ulasmasinin onundeki en onemli engel nefistir. Nefis bu noktada bir perdadir ve nefsin istekleri yerine getirildikce bu perda daha da kalinlasarak hakikatleri orter. Nefsinin kolesi olan insan yazimizin en basinda belirttigimiz ikinci insan profiline uygunluk gosterir. Ancak Allah c.c seytanin bir us olarak kullanabilecegi nefsi kulunun dizginleyebilecegi sekilde yaratmistir. Nefsin de mertebeleri vardir. En alt kademedeki nefis nefs-i emmaredir, kisiye kotulukleri emreden anlamina gelir. En ust mertebede ise nefs-i kamile vardir. Yani kamil, olmus nefis. Nefsi egitmek icin oncelikle farkindalik gelistirmek gerekir. Nefsi tanimak bilmek, kisinin gelistirmesi gereken iyi ve terbiye edilmesi gereken kotu yonlerini idrak etmesi gerekir.

~~~~

Adina ister kendini gerceklestirmek ister nefis terbiyesi diyelim en nihayetinde ulastigimiz nokta insan-i kamil olma noktasidir. Mukemmel insana, Allah’in bize bahsettigi potansiyele uygun olmaya, halifelige yakisir davranmaya kuvvetle programlanmissak bu hedefe ulasma noktasinda engelleri sabirla asmali, en yuksek daglara bile kucuk adimlarla cikildigini unutmamali. Bizlere bahsedilmis ve ahiretin tarlasi hukmunde olan bu dunya hayati tek bir saniyesi bile bos gecirilemeyecek kadar degerli. Allah c.c rizasina layik eylesin bizleri.

Amin, Ecmain insallah.

Sevde GUNDOGDU

Sevgi ve muhabbetlerimle.

6 YORUMLAR

  1. hayirli cumalar bidenesi,
    kalemine ve gonlune saglik yine dokturmussun inci taneleri gibi masallah.

    buyuk bir zevkle okudum ve kendimi buldum bu yazida.
    birseyleri ogrenmek icin caba gostermek gercekten cok kutsal birsey benim icin.
    kendini gelistirmek isteyen insan birazcik nefsini koreltcekki basariya ulasabilsin.

    hani demissin ”oyle kisiler varki konustugunda herkes susup onlari dinler ”diye, cok guzel bir duygu olsa gerek.
    yalniz oyle kisilerde varki bilgileriyle, kendini begenmislikleriyle caresiz insanlari ezen,kucuk gorenler.sence bu kisilerin ogrendigi ilim,bilim midir yoksa kustahlikmidir?

    sevgilerimle canim…

  2. Çiçeğim,gönlüne,özüne,kalemine,fikrine sağlık..
    Ne güzek anlatmışsın kendimizi bilmezliğimizi,ve kendimizi bildiğimiz zaman ortaya çıkan güzellikleri..
    Herşeyin başlangıç ve bitiş noktası nefsi bilmek aslında..
    Bizler bir çok şeyi tanımak,bilmek,öğrenmek için çaba harcıyoruz da,kendi nefsimizi tanımak için bir adım atamıyoruz..
    Böylesine yazılara,düşüncelere ihtiyacımız var..
    Rabbim olumlu düşünen,güzel bakıp güzel görenlerden eylesin cümlemizi inşaallah..
    Dua ve muhabbetle canım..

  3. KİŞİ SABIRLA TERBİYE EDELİRİ NEFSİNİ ANCAK.İŞTE BU NEDENLE SABRI YÜREĞE EKEBİLMELİ EVVELA.SABIRLA HAŞROLABİLMELİ…
    EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK NARÇİÇEĞİM.
    YAZINLA YIKADIM RUHUNU.
    SEVGİLER GÖNDERDİM TEMİZ YÜREĞİNE

  4. çok güzel bir yazı…duygu ve bilgi kokuyor her satırı ….ALLAH(C.C) razı olsun… nefsin en üst mertebesi ise nefs i kamile veya nefs i safiyye diye düzeltme gereği hissettim… BİZİ İNSAN OLARAK YARADAN, İSLAM İLE TANIŞTIRP BİZİ İMANLI YAPAN, RABBİMİZE ONUN ESMAY I İLAHİYESİNİN EZELDEN EBEDE TECELLİSİ ADEDİNCE HAMD OLSUN…ALLAH EBEDEN RAZI OLSUN….

  5. çok çok güzel bir yazı olmuş..yürümem gereken çok yol olduğunu daha iyi anladım.
    fakat şu cümle ne yazık ki yemek bloggerı olunca oldukça zor.
    —ilham alirlar ama asla taklit etmezler—

    takıldım kaldım..aklıma gelenleri yazıya dökeyim en iyisi yoksa unutacağım..
    ne yazık ki bir mini bir tarif bile olsa illa gördüğüm kitabı adresi kaynak burasıdır diye yazmadan geçemiyorum.içimde bir ses rahat vermiyor….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here