Sabır, Teslimiyet ve Bağışlanma Ayı: RAMAZAN

 

 

Esselamu aleyküm … Ramazan ayımız mübarek olsun inşallah…

Bu mübarek günlerde, kutlu zaman iklimi üç aylarda Allah’ın rahmetinin, bereketinin ve “El-Latif” İsm-i Şerifinin tecellisi ile bizlere bahşettiği tüm güzelliklerin sizlerin üzerine olmasını temenni ederek başlıyorum söze..  Kutlu bir zaman diliminş yaşıyoruz… Başı rahmet, ortası mağfiret sonu da Cehennem azabından kurtuluş olan bu mübarek ay vesilesiyle Allah Teâlâ’nın bizi salih kullar zümresine dâhil etmesini niyaz edeceğiz inşallah.  Bu ay, orucu, sahuru, iftarı, teravihi, dolan camileri, dinlenen vaaz ve mukabeleleri ile bereket ayıdır, şefaat ayıdır. Bu ay, öz ifadeyle Kur’an ve oruç ayıdır.Allah Teâlâ’nın rahmetinin üzerimize sağnak sağnakyağdığı, bağışlanma, dua ve Hakka yönelme mevsimi olan Ramazan-ı Şerif, Er-Rahman’dan (esirgeyen, bağışlayan) bizlere bir hediye olarak en güzel şekilde değerlendirilmeyi beklemekte.

“ Ramazan” Ne demektir?

Anlamak için önce tanımak gerekir. Neden Ramazan diyoruz bu mübarek aya, hiç merak ettik mi? İsim ile müsemma arasındaki bağa nispetle “Ramazan” kelimesinin anlamı üzerinde duralım.

Ramazan “Yağmur” demektir, “Yanmak” demektir.

Yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına ”ramdâ”” kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlemesi gibi, Ramazan ayı da müminleri günah kirlerinden temizler. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav); “Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır” (Buhârî, Savm, VI) buyurmuştur. Bir başka rivayete göre ise, güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamına gelen “ramad”kelimesinden alınmıştır. Böyle kızgın yerde yürüyenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, meşakkat çeker, içi yanar. Kızgın yer orada yürüyenlerin ayaklarını yaktığı gibi, Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder.

Daha farklı anlamları da vardır lakin hepsinin özünde Ramazan kelimesinin temizleyici anlamı göze çarpmakta. Ramazan temizlenme, günahtan, hatadan, şirkten, kul hakkından arınma ayıdır.

Bütün Azalarımızla Oruç Tutmalıyız.

 

Ramazan oruç ayıdır, oruç ibadetinin belirlenmiş zamanıdır. Kur’an-ı Kerim’de: “Sizden kim bu aya(Ramazan)yetişirse oruç tutsun” (el-Bakara, 2/185) buyruluyor. Her ibadetin bir vakti ve bir de keyfiyeti vardır. Ramazan haricinde tutulan oruçlar ya kazadır, ya kefarettir ya da nafiledir. Farz olan oruç Ramazan orucudur. Peygamber Efendimiz (SAV) bir hadislerinde özürsüz olarak Ramazan orucunu terk edenin bütün bir yılı oruçla geçse dahi o sevaba erişemeyeceğini belirtmişlerdir. Oruç nimetlerin değerini öğretir. Şükrü öğretir. Ahde vefayı(sözde durmayı) öğretir. Oruç insana sabrı öğretir. Ramazan sabır ayıdır. Üç çeşidi ile de sabrı tatmaktadır kul. İbadetin yasak boyutuna dayanmakla ibadette devamlılık için sabır; günahlardan, günah meclislerinden uzak durma noktasında günahlara karşı sabır ve hadis-i şerifte tavsiye buyurulduğu üzere kişiye “Ben oruçluyum” telkini yaptıracak kadar dile hâkim olmada ve musibetlere karşı isyan etmeme noktasında gösterilen sabır. Hadiste de beyan buyrulduğu üzere “…Oruç sabrın yarısıdır…” Oruç ile sabrı öğrenen katlanmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı öğrenir. Oruç ruh ve bedeni dinlendirir. Ramazan orucu nefis terbiyesidir. Nefsin en etkili terbiye yöntemi açlıktır. Ramazan orucu bu yönü ile tam bir nefis eğitimidir. Hz. Âişe -:”Melekût kapısını açmak için gayret edin!” demişti. Sordular:”-Ne ile?”Müminlerin annesi şöyle cevap verdi:”-Açlık ve susuzlukla!”

Hakiki Oruç

Hakiki oruç ağız, dil, göz, kulak ve kalb ile tutulan oruçtur. Yalnızca yeme-içme açısından oruca bakmak orucu sığlaştırmaktır. Oysa oruç çok derin bir ibadettir. Dil gıybetten uzak kalmalı, kalbe günah ve hatalı sözden kaynaklanan tek bir siyah nokta konmamalı, göz harama bakmamalı. KulakKur’an’a, Hakkı anlatan sohbetlere açılmalı, bütün azalar oruçlu olup gerçek vazifesini hatırlamalı… Oruç, yalnızca belirli bir süre basit bir aç kalma olayı değildir. Oruç köklü bir irade terbiyesi; insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen, iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir. Oruç, kişinin dilini yalan ve gıybet gibi kötü sözlerden korumasını gerekli kılar. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini, içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.”

Ramazan’da Kur’an ile Dirilelim.

 

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ ın indirildiği aydır.”(Bakara Suresi)

 

Ramazan Kur’an ayıdır.  Çünkü o “sözlerin sultanı” olan vahyin insanoğlunun kararan ufkunu aydınlattığı aydır

Ramazan Kur’an’la bütünleşme ayı olmalı. Kur’an sadece elimizde ve dilimizde değil yüreğimizde aklımızda hepsinden öte hayatımızda olmalı.

Ruha Şifa, Teravih Namazları

            Ramazan ayında en çok özlediğimiz ibadetlerden biri de cemaatle birlikte kıldığımız teravih namazları değil mi? Cenabı Hakk’ın huzurunda saf saf dizildiğimiz, kardeşliğimizi, uhuvvetimizi pekiştirdiğimiz, hep beraber el açıp amin dediğimiz Ramazan-ı şerifin bereketi teravihler sevabı bol, lezzeti gani bir ibadet.  Yalnızca ramazan ayına mahsus bu özel ibadetin kelime anlamı da çok manidar. “Dinlenmek, rahata ermek” gibi anlamlara geliyor. İşte teravih namazı da manasında gizli olan bu anlamla ruhlarımıza dinginlik ve huzur vermesi için Ramazan gecelerine armağan edilmiş. Sünnet olan bu ibadeti cemaatle 20 rekat  olarak kılmak en faziletlisi. Efendimiz SAV teravih ile ilgili şu güzel müjdeyi veriyor tüm ümmetine. “Kim Ramazan’da inanarak ve sevabını Allah’tan umarak, O’nun rızasını kazanmak için kıyam ederse (teravih kılarsa) geçmiş günahları bağışlanır”

Gündüzünü oruç ve şükür ile eda ettiğimiz bu güzel ayın gecelerini de teravih ve zikir ile süsleyelim inşallah.

Peygamber Efendimiz (SAV) Ramazan’ı Nasıl Yaşardı?

Ramazan orucu hicretin ikinci senesinde farz kılınmış ve sahabe-i kiram efendilerimiz Allah Resulü (SAV) ile 9 yıl birlikte Ramazan orucu tutma bahtiyarlığı yaşamışlardı.Onlardan edindiğimiz bilgiler ile Efendimiz SAV için Ramazan ayının anlamını öğrenelim.

Efendimiz SAV daha Ramazan ayı gelmeden kutlu bir misafirin gelmekte olduğunu hatırlatıp gönülleri Ramazan coşkusuna hazırlamıştır.

    Ubade bin Samit, Efendimiz’in(SAV) Ramazan ayı hakkındaki düşüncelerini bize şu şekilde bildiriyor: “İşte bereket ayı Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı sizinle iftihar eder. Öyle ise, kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır”

Ayrıca Efendimiz (SAV) sahuru teşvik etmiş, sahurun Allah Teâlâ’nın rahmetine vesile olacağını müjdelemiştir.  İftarda ise acele edilmesini tavsiye buyurmuşlardır.  Efendimiz SAV orucunu birkaç hurma ile açtığını belirten sahabe efendilerimiz, bizlerin çeşit çeşit donatılmış, son derece tok bir şekilde kalktığımız iftar sofralarımıza da itidal(orta yol) çağrısı yapmaktalar.

Efendimiz SAV Ramazan ayını zikirle, Kur’an-ı Kerim’eyoğunlaşarak geçirirdi. Her zaman cömert olmasının yanında Ramazan ayında sadaka ve hayırlarını daha da arttırmıştır.

Ramazan’ı Nasıl Değerlendirelim?

  • Kalplerimizin heyecanla çarpacağı, sevinçlerin, mutlulukların, paylaşmanın, ibadetin, tesbihatın ve daha nice güzelliklerin zirveye çıkacağı Ramazan ayının atmosferi içine girmiş durumdayız.
  • Ramazan günleri, tam da sıkıntıları rahmetle, güzellikle, sevgiyle savma günleri olmalı bizler için.
  • Kâinatın Efendisi (s.a.v.),Ramazan ayından övgüyle sözetmiş; bu ayda şeytanların bağlanacağını, yapılan hayır ve hasenatın kat kat karşılık bulacağını müjdelemiştir.
  • Gelin, bu mübarek günlerde ailemize, akrabalarımıza, komşularımıza Ramazan’ın gelişini hissettirelim. İftara davet edelim. Misafirsiz kalmamaya özen gösterelim.
  • Ailemizle iftar edip, teravih namazlarına gidelim. Özellikle çocuklu aileler daha da önem vermeliler.
  • Kur’an-ı Kerim yoldaşımız olsun. Mukabeleler, hatimler,meal ve tefsir okumaları ile Kur’an-ı Kerim bilgimizi genişletelim.
  • Sadaka ve hayr konusunda her zamankiden çok daha hassas olalım. Ramazan ayına “on bir ayın sultanı” denilmiştir.Hayır ve hasenatın ilahi terazide en yüksek kıymetini bulduğu bir zaman dilimidir. Hz. Enes (ra)’dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber’e  (SAV) “”Hangi sadaka daha faziletlidir?”diye sorulunca“”Ramazan ayında verilen sadaka””buyurmuşlardır. (Tirmizi, Zekat, 28).
  • İbadetlerimize nafileler ekleyelim
  • Kötü alışkanlıklarımızı terk etmede, güzel alışkanlıklar edinmede Ramazan ayını bir fırsat bilelim.
  • Cemaatle birlikte teravih namazlarını aksatmamaya gayret edelim.
  • Hediyeleşelim, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi arttıralım.
  • İlk günü ve son günü arasında fark olacak şekilde ahlakımızı güzelleştirmeyi hedefleyelim inşallah.

Huzurlu, bereketli ve sağlıklı bir Ramazan ayı diliyorum.

Kalbi muhabbetlerimle…

Kaynakça: Rehber Dergisi, Ailem Dergisi Ramazan Özel Sayısı, Mustafa İslamoğlu(makale), Mehmet Soysaldı (makale)

Ala dergi Haziran 2012 sayısındaki yer alan yazımdan alıntıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 YORUMLAR

  1. Esselamu aleykum. Çok beğendim yazınızı. Bilgilendirici doyurucu. . Br şey sorabilir miyim? İlahiyatçı mısınız? Uslubunuz öyle gibi geldi. Yazılarınızı dört gözle bekliyorum.

    • Hatice canım as. İstifade etmenize inanın çok sevindim. Evet ilahiyatçıyım. Nacizane ilgi duyduğum konuları kaleme alıyorum. Sizi bu güzel yorumlarınız da bana ışık oluyor 🙂 teşekkür ederim içten yorumunuz için . Sevgiler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here